• Prof. Dr. T. Umut Dilek

Kordon Kanının Saklanması

Son 25 yıl içinde canlı dokuların ve hücrelerin dondurulmaları, ileride kullanılmak üzere -70 C’de saklanmaları ve sonra çözdürülerek sağlık problemlerinin tedavisinde kullanılmalarında çok önemli yol kat edildi. Özellikle göbek kordonu ve kordon kanında kök hücrelerin bulunması, bunların çoğaltılabilmesi ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılması bilimsel çalışmaların odaklandığı önemli konulardan biri.

Kök hücre farklı hücre tiplerine dönüşebilen ve çoğalma yeteneği olan hücrelerdir. Anne karnındaki bebekte yüksek miktarda bulunan farklı organların oluşumunda rol alan hücrelerdir. Doğumdan sonra sayıları azalırsa da başka kemik iliği, kan ve yağ doku olmak üzere belli alanlarda izole edilebilirler. Kordon bağı anne karnında plasenta ile bebek arasında kan alışverişini sağlayan içinde damarların olduğu bulunduğu bir yapıdır. Aynı zamanda kök hücreden de zengin bir dokudur. Kordon bağı içinde bulunan damarlarda akan kana kordon kanı adı veriyoruz.

Kök hücreler günümüzde, kalıtsal bağışıklık sistemi hastalıkları, kalıtsal metabolik hastalıklar, organ nakli tedavisine destek, bazı kan hastalıklarının tedavisinde kullanıma girdi, bazı kanser, lösemi ve lenfomaların tedavisinde veya tedavi sonrasında ortaya çıkan sorunların düzeltilmesinde başvurulabilen bir yöntem haline geldi. Kök hücrelerin bazı hastalıkların tedavisinde birinci seçenek iken bazılarında ise henüz deneysel tedavi programlarının parçası durumundadır.

Kordon kanından elde edilen kök hücrenin avantajı; birden fazla kişide kullanılabilmesi, red reaksiyonu gelişme ihtimalinin daha düşük olması, toplanması ve saklanmasının daha kolay olmasıdır.

Kordon kanı 2 şekilde saklanabilir. Otolog saklamada, kordon kanı bebeğin kendi veya aile bireyleri için kullanılmak üzere saklanır. Allojenik saklamada ise genel kordon kanı bankasına kordon kanı veya göbek kordonu bağışında bulunulur, alıcı akraba olabilir veya olmayabilir. Bu durumda doku uygunluk koşullarının sağlanmasına dikkat edilir.

Kordon kanı sertifiye edilmiş merkezlerde işlenmeli ve saklanmalıdır. Kordon kanı doğumu takiben plasenta ayrılmadan önce özel kan toplama seti ile göbek kordonuna girilerek kanın özel rezervuarda biriktirilmesi ile toplanır. Toplama işleminden önce mutlaka aileye niçin toplandığı, işlem süreci, hangi testlerden geçeceği anlatılmalı ve nasıl saklanmak istediği sorulmalıdır. Yine aile öyküsü, daha önce geçirilen hastalıklar, genetik geçişli hastalık öyküsü sorulmalıdır. Doğumu takiben kordon kanının toplanması sonrasında yapılacak kalite testleri (Enfeksiyon, genetik hastalık taraması, saklama için yeterli kök hücre sayısının olup olmadığı gibi testler) 1 aylık bir zaman alabilir. Mevcut teknolojiler ile kordon kanı ve kordon bağı 10 yılın üzerinde saklanabilmektedir.

Kordon kanı her geçen gün saklama koşuları gelişen, tıpta kullanıldığı alanlar artan ve gelecekte farklı sağlık problemlerinde kullanımı gündeme gelecek bir materyaldir, ancak bir biyolojik sigorta olarak düşünülmemelidir. Her tedavi yönteminde olduğu gibi sınırlamaları mevcuttur.

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Sık Sorulan Sorularla Lohusalık Dönemi

Lohusalık döneminde kadının mücadelesi; Aileye yeni katılan bireyin bakımı ve sorumluluğu, İyileşme süreci, Duygusal değişimler, Emzirme süreci, İstenmeyen bir gebelikten kaçınmak, Puerperium veya Loh

Hakkımda.....

Hakkımda 1997 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 2002 yılında aynı fakültede kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı eğitimimi tamamladım. 2003 yılı sonundan itibaren Mersin Üniver

 

(GSM) 0 531 103 22 21 (Sabit) 0212 225 09 88

©2020, Prof.Dr.T. Umut Dilek tarafından Wix.com ile kurulmuştur.